|
|
RÜYA

Canım Gülüm Bitanem bu sözleri sana uykudan uyanınca diyorum içimden geldi neolur kızma bana olur mu!. sana içimdeki duyguları bir dökebilsem bir diyebilsem ahhhhhhhhhh mümkün değil ki!.. ne diyebilirim ki!.. sana seni sevdiğimi nasıl..
bunu asla bilemiyeceksin bu benle ilk mezara gidecek tek SIRRIM hani herkesin olurya benim hiç olmadı bak artık benimde bi sırrım var olmasaydı keşke ben böyle iyiydimm!.. nerden içime girdin ki... nerden sevdim ki SENİ!.. sen olmamalıydın hayatım da olmaman gerekti anlıyo musun beni!.. Bak gözlerimi ağlattın yine!.. durmuyo ki!.. neden mi? Kaderime kendime !..
SİBEL GÜÇLÜ


|
Tarih: 18:17, 11/10/2009 Kategori: siirlerim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Korkmuyorum Seni Sevmekten

Korkmuyorum Seni Sevmekten
Kaçmaya çalıştığın gerçek, Birgün karşına çıkacak. Ve işte o gün Kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum. Her bana bakışında Gözlerinede okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum Özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sendeki o sıcaklığı Sana olan uzaklığı seviyorum. Yanaklarından akan göz yaşlarını En çok, dağınık olduğunda saçlarını Beni arayan ellerini seviyorum. Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığını seviyorum, En çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum. İçimden haykırmak geliyor. Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor. Ağlamak geliyor seni görmezsem Özlemek geçiyor içimden seni Sevmek geçiyor. İçimden sana doğru giden Bin bir türlü yol geçiyor. İçimden sen mutlu olacaksan Ölmek bile geçiyor gülüm. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben yalnızca seni seviyorum, Ne o muhteşem güzelliğin Ne kalbimdeki özelliğin Ne de sevdiğim için değil, Seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için Kalbin için Aklın ve sevgin için seviyorum seni. Ben seni en çok kendim için seviyorum Belki de ilk defa bencil oluşumu Sana borçlu olduğum için. Seni her şey için seviyorum. Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda Aklıma gelişini seviyorum. Her gece uyumadan önce Seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum Uyumadan önce seni düşününce. Ben seni en çok Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben seni bu şehirde olduğun için değil Benimle aynı toprağa ayak bastığın için Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum. Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum. Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni. Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum. Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında Kalbini seviyorum kapıları açıldığında Ve gözlerini seviyorum Her karşımda kapanıp açıldığında. Bana baktığında İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum, Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her kibrit çaktığımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, senin ruhuna Bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluluğumu seviyorum. Gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Seni seviyorum.
(Murat APAYDIN) YÜREĞİNİZE SAĞLIK TEŞEKKÜRLER Seslendiren iclal gürpınar
muhteşem ötesi


|
Tarih: 18:18, 10/10/2009 Kategori: siirlerim |
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Karşılıksız Olan Tek Şey
 ANNEM
Ne büyük bi duygu, içindeki annem Hep veriyosun, hepte vermektesin Peki ben !.. ben ne veriyorum sana Hiçbişey !.. Annem seni çok özledim. Yanımda olsan, Sarı kızım desen, Çok ihtiyacım var sana Annem Bu sefer verme, istemem yanımda ol yeter !.. Yüzüne bakaym, Dizine yatayım, yine bana sarı kızım de Saçlarımı okşa Ama bu defa da yanımda ol hep !.. ne olur Bu defa da ben sana bişeyler verebilsem keşke, Neyim varki !..hiç ten başka Sana verecek sevgimden başka, Bittim Annem çünki sen yoktun !.. Bi zamanlar derdin !.. Anne olunca anlarsın her şeyi diye Anne olmak ne zormuş Annem Bittim ben Annem !.. bittim Tükendim !.. Tükettiler.. Sarı kızın yok artık !.. bitirdiler Fedakarlık etmek ne zormuş Annem Şimdi seni daha iyi anlıyorum. Anlamam mı gerekti bu acı şeyi !.. Sen anlatsan olmaz mıydı !.. Belki bu kadar üzülmezdim. Belki HAYAT!.. bu kadar koymazdı, Sevgine ihtiyacı var sarı kızının !... Kızlarının içinde en çok sevdiğin kızın dedikleri Sarı kızın yoktur artık Annem Bitirdiler. bittim Dayanamıyorum Annem Ne olur annem üzülme !.. Sarı kızın yok diye üzülme !.. Arkanda sana kızını bırakıyor sarı kızın Artık ona bakarsın, onu seversin. Ama ona sarı kızım deme !.. Kimseye deme Annem İçinde bir yerimin olduğunu bilmekte güzel Annem !.. Sibel Güçlü 
|
Tarih: 23:17, 8/10/2009 Kategori: siirlerim |
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
HAYATIMIN BAŞLANGICI
HAYATIMIN BASLANGICI Dönüm noktası dedikleri varya ben simdi onu yasıyorum. Hayata daha güzel bakıyorum sanki yeniden dogdum. Çok garip bi duygu inanın hem güzel hemde ürkütücü!.. Beni neler bekliyor hayatımın diger yarısında neler olucak merak ederek bekliyorum!.. Ne olursa olsun benim hayata bakış açımı değiştirmiyecek onu biliyorum en azından olması gerektiği gibi!.. Yas 35 yolun yarısı diyorlar bence hatımızın baslangıçı İnsanın kendini bilerek yaşadığı yıllar olucak önünde!.. bence kendimizi hangi yasta hissediyosak o yaştayız bence!.. Hangi yaşta olursak olalım yaşımızdan kormayalım inanın her yasın kendine göre güzellikleri var bence!.. Ben kendimi daha farklı görüyorum simdi Ayaklarımın üstünde durdurken daha farklı duruyorum artık Her insanın içinde bi çocuk vardır derler ya önemli olan onu açıga çıkarması bence!.. Şimdi hayata daha farklı bakıyorum hayat beni ürkütmüyor Bilmiyorum sizler ne düşünüyosunuz bu konuda!.. Sizlere düşüncelerimi anlatmaya çalısıyorum ama sizlerin kendiniz hakkında fikirlerinizide merak ediyorum!.. Umarım yorumlarınızla bana katılırsınız hakkımdaki düşünceleriniz benim için çok önemli bunu benden esirgemezseniz çok sevinirim. Umarım hayatta hersey beklediginiz ve istediginiz gibi olur saglıklı ve mutlu günler dilerim. HAYATIN TADINI ÇIKARMAYA VAR MISINIZ!.. ISTEDIGIMIZ DOGRULTUDA BEN VARIM YA SIZ!.. iLLAKI: Ya olduğun gibi görün yada Göründügün gibi ol SEVGİYLE KALIN

|
Tarih: 22:42, 6/10/2009 Kategori: DUZYAZILAR |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
LUXURY VILLAS
 LUXURY VILLAS
Description With one and two bedroomed apartments and two to five bedroomed villas, the ideal accommodation is here for all sizes of groups or families. And with a range of activities and entertainment that spans the spectrum from jazz club to restaurant, from gym to watersports – the clubs cater to a huge range of ages and interests. The individually owned accommodation is divided between three private estates, each an Description With one and two bedroomed apartments and two to five bedroomed villas, the ideal accommodation is here for all sizes of groups or families. And with a range of activities and entertainment that spans the spectrum from jazz club to restaurant, from gym to watersports – the clubs cater to a huge range of ages and interests. The individually owned accommodation is divided between three private estates, each an easy drive to the beach and village centre. Most of the apartments share use of swimming pools. The larger villas have a pool of their own (some with heating available at extra cost) and some are sited directly on the cliffs with breathtaking views of the ocean. All the amenities of the various clubs are open to all guests at Carvoeiro, so shops, bars and eateries are to hand, along with discounts at the two courses of the Pestana Golf resort, the David Leadbetter Golf Academy, the Carvoeiro Clube de Tennis, a fully equipped fitness centre as well as a Children’s Club at nearby Paraiso Country Club. Villa Layout Main House Bathroom Kitchen One bedroom Sitting/Dining room Extra Features Larger apartments have pool, some heated with extra cost. Childrens club available April - October and maid service 1 -3 hours, 5 days a week. easy drive to the beach and village centre. Most of the apartments share use of swimming pools. The larger villas have a pool of their own (some with heating available at extra cost) and some are sited directly on the cliffs with breathtaking views of the ocean. All the amenities of the various clubs are open to all guests at Carvoeiro, so shops, bars and eateries are to hand, along with discounts at the two courses of the Pestana Golf resort, the David Leadbetter Golf Academy, the Carvoeiro Clube de Tennis, a fully equipped fitness centre as well as a Children’s Club at nearby Paraiso Country Club. Villa Layout Main House Bathroom Kitchen One double bedroom one Twin bedroom Sitting/Dining area Extra Features Shared pool at Monte de Carvoeiro Childrens club available from April - October and maid service 1 - 3 hours a day, 5 days a week.
|
Tarih: 03:14, 3/10/2009 Kategori: LUXURY VILLAS |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ÖDÜL
http://alpinch.blogcu.com Arkadaşıma yürekten teşekkür ederim.
Benimde seçtiğim Arkadaşlarımı ödüllendirmem gerekiyor.
1- Seni ödüllendiren blog Arkadaşının linkini vermek
2-Bu ödülü verdiğin 7 blog sahibinin linkini vermek
3-Seçilen blog yazarlarını bu durumdan haberdar etmek
http://newhobby.blogcu.com
http://asyaeylül.blogcu.com
http://nazensinle.blogcu.com
http://fisunlaherşey.blogcu.com
http://askhikayelerimiz.blogcu.com
http://ecininyenidünyası.blogcu.com
http:/cocuklarımicin.blogcu.com
Gönlümde birer yeriniz var bunu bilin lütfen isminiz burda yazılmamış olsada bunu tüm içtenliğimle söylüyorum. Lütfen kabul buyurun olur mu!
Herşey ama herşey güzel gönlünüzce olsun Sizleri çok Seviyorum |
Tarih: 22:06, 1/10/2009 Kategori: DUZYAZILAR |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
KAYIP ARANIYOR
http://www.buramburam.blogspot.com/ Bu haberi blogcu arkadaşımınız blogunda ilk gördüğümde sıradan kayıp ilanı gibi okurken çocuğun resmine dikkatlice bakınca neye uğradığımı şaşırdım. Çünkü küçük oğluma okadar benziyorki birden kendimi aşağıdaki annenin yerinde görür gibi oldum. Bir anda nasılda kendimi kaybettim anlatamam. İnanın bu haberi yazarken tüylerim diken diken ve ağlıyor vaziyetindeyim o biçim yani. Ve bi taraftanda o aile için dua ederken öte yandan allahım evimden ocağımdan çoçuklarımdan kötülerden sen bizleri sakın deyip dua ediyorum. Allah her yaralı anacığın evladını o yarılı yüreciğine bağışlasın. AMİN!!!!!!!
KAYIP ARANIYOR!!! LÜTFEN BU FOTOGRAFI YAYALIM!!! AMASYA Bugün egehanın ailesini aradım babayla konuştum. 5 ay olmus ve hala bir haber yok. Umutlar yerini ümitsizliğe bırakıyor ve bu gidişe dur demek için bu haberi yayalım belki güzel bir habere vesile oluruz. """"lütfenn"""" Bugün onlara yarın bizlere allah esirgesin dünya hali yardımcı olalım. Kimse bizden para pul istemiyor sadece beş dakikacık bir zaman ayırıp sitemizde bu haberi yayınlayalım. Ne kadar geniş bir kitleye ulaşabilirsek o kadar iyidir. Süreç uzadıkça bulunma umudu da azalıyor. Çünkü çocuk büyüyor ve hepimiz bilirizki çocuklar her ay değişime uğruyorlar tanımak gücleşecek zaman kısalıyor. Ben kendi adıma çok üzgünüm kendi çocuğum gibi dua ediyorum bir dua bize ne kaybettirirki ama bir alilenin belki huzura kavuşmasına yardımı olur. Hepinize ilgileneceğinizi umarak sevgilerimi ve Teşekkürlerimi yolluyorum. 
BÖYLE ÖNEMLİ BİR MAİLİ FARKEDEREK OKUDUĞUNUZ İÇİN ÖNCELİKLE TEŞEKKÜRLER.GLOBAL DÜNYANIN STRESİ ALTINDA KÖRELMİŞ DUYGULARIMIZ, , NE YAZIK Kİ,BÖYLE KÖTÜ OLAYLAR YAKININIZDAN BİRİNİN BAŞINA GELDİĞİNDE ORTAYA ÇIKIYOR. LÜTFEN SİZ DE BU DURUMA KAYITSIZ KALMAYIN VE HERGÜN ONLARCA ATTIĞINIZ MAİLLERDEN BİRİNİ EGEHAN İÇİN İLETİN. NE KADAR ETKİLİ OLABİLİRİZ DİYE SORGULAMAKTANSA NE KAYBEDERİZ VE NE KAZANIRIZ DİYE DÜŞÜNMEK SANIRIM ENİYİSİ...
- BUGÜN 16. GÜN:( son fotoğrafları ektedir.
İstanbul'da oturan, yaz tatili ve düğün için memleketlerine giden aile artık onun kaçırıldığını düşünmeye başladı.Sivil savunma ekipleri, jandarma ve akut tarafından gece gündüz yapılan arama çalışmalarına son verildi. Küçük bir köy olan Sarayözü' nde herkesin birbirini tanıdığını siz de tahmin edersiniz. Yapılan aramalarda bulunamadığı için geriye tek ihtimal kalıyor, kaçırılmış olabilir. Köyde son günlerde birkaç yabancınınbulunuyor olması ve o günden sonra onların da görünmeyişleri akla ne yazıkki kötü şeyler getiriyor. Çevre illere de dağitilan ilanların dışında tüm Türkiye ' ye bu durumu bildirmeye çalışıyoruz son bir umutla!
- LÜTFEN SİZLER DE YARDIMCI OLUN VE BU MAİLİ TANIDIĞINIZ HERKESE İLETİN , MİNİK EGEHAN' I BULALIM!!
| SEVGİLİ ARKADAŞIM GULYUZLUBEN SANA YÜREKTEN TEŞEKKÜRLER
TÜM ARKADAŞLARIMIN BU KONUDA BANA DESTEK VERECEKLERİNİ UMUT EDİYORUM UMARIM AĞLAYAN GÖNÜLERE SU SERPİLİR VE UMARIM TÜM KAYIP OLAN ÇOCUKLARIMIZ BULUNUR
SİZLERİN DESTEĞİNE İHTİYACIMIZ VAR LÜTFEN YARDIMCI OLUN SEVGİLERİMLE
SİBEL GÜÇLÜ |
|
Tarih: 18:39, 1/10/2009 Kategori: DUZYAZILAR |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Bir Saatlik Ömrünüz Kalsaydı Ne Yapardınız?...
''Bir saatlik ömrünüz kalsaydı ve sadece bir kişiye tek bir telefon açabiliyo olsaydınız...... kimi arardınız, ona ne söylerdiniz ve daha ne bekliyorsunuz'' ? BUNDAN DAHA GÜÇLÜ BİR MESAJ DÜŞÜNEMİYORUM!... Daha ne beklediğimizi kim bilebilir belki de, sonsuza dek yaşıyacağımızı sanıyoruzdur; ya da, sevdiğimiz insanlara onları ne kadar sevdiğimizi söyleyeceğimiz o ''bir gün'' nasılsa, gelir, diye düşünüyoruz. nedeni ne olursa olsun çoğumuz bunu yapmak için gereğinden fazla bekleriz. Kaderin cilvesi olacak, ben bu satırları büyük annemin doğum gününde yazıyorum. Az sonra babamla birlikte onun mezarını ziyarete gideceğiz. Büyük annem iki yıl önce öldü. Ölmeden önce ailesinde herkesi ne kadar çok sevdiğini söylemek için belirgin bir telaş duymuştu bu olay sevginizi ilan etmek için beklemenin, hiç bir anlamı olmamıştır.Sevgiye değer ve kıymet üzerine bir örnektir. İnsanları sevdiğinizi bildirmenin en iyi zamanı hadi..... . İDEAL OLANI BU ŞAHSEN, YA DA, TELEFONDA SÖYLEMEKTİR. BİLMEM, HİÇ BAŞINIZA GELDİMİ: TELEFONU AÇIYOSUNUZ VE SİZİ ARIYAN KİŞİ, ''SENİ NE KADAR SEVDİĞİMİ SÖYLEMEK İÇİN ARADIM'', DİYOR BELKİ İNANMIYCAKSINIZ, AMA DÜNYADA HİÇ BİRŞEY İNSANA BU KADAR DEĞERLİ GELEMEZ. BÖYLE BİR MESAJ ALMAK İSTEMEZMİYDİNİZ? EĞER BUNU TELEFONDA SÖYLEMEYE UTANIYORSANIZ OTURUP, YÜREKTEN GELEN BİR MEKTUP YAZIN HANGİSİ OLURSA OLSUN BUNU YAPMAYA ALIŞTIKÇA İNSANLARA SEVGİNİZİ BİLDİRMEK YAŞAMINIZIN DÜZENLİ BİR PARÇASI OLACAKTIR. BU UYGALAMA SONUCU ÇOK DAHA FAZLA SEVGİ GÖRDÜĞÜNÜZÜ FARKEDERSİNİZ, HİÇ ŞAŞIRMAYIN....... İLLAKİ: "SENİ ÇOK SEVİYORUM" DEMEK BU KADAR ZOR MU? BELKİ DE BUNU SEVDİKLERİMİZE HER AN SÖYLESEK, O BİR SAATİ BELKİDE UZATABİLİRİZ. HEMEN ŞİMDİ HEPİMİZ TELEFON BAŞINA...... 
|
Tarih: 17:31, 1/10/2009 |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Sevginin Bedeli Nedir?..Sizce!..

SEVGİLİ GÖNÜL DOSTLARIM MERHABALAR Umarım bu yazımla da diğer yazdıklarım gibi sizi sıkmam. Sizleri çok seviyorum. Sevginin bedelini ölçmemiz mümkün mü!.. Sevgi ne ister diye sorsam size?.. Bence Sevgi emek ister, Sevgi fedakarlık ister, Sevgi herşey demek.. Fedakarlığın ucu bucağı olmadan, karşılık beklemeden yapılan herşey bence SEVGİ'yi anlatır.. Eğer birini seviyorsak bunun sonucu ne olursa olsun karşılıksız sevmeliyiz bence.. Tamam bazen yollarımızda inişlerimizin ,çıkışlarımızın olduğu muhakkak ama buna rağmen sevmeliyiz.. Yollarımız bir gün ayrılıcak ama buna rağmen yaşam demek değil sevmek, bizle ölüme kadar gidecek olan bi duygu olmalı sevgi, sizcede öyle değilmi?.. Hayatımızın bi parçası değil sevgi, yaşamdan , paylaştıklarımızdan değil, bu ap ayrı bi duygu olmalı.. Bazen sevginin karşılığını bulamadığımızda olur ama buna rağmen yinede o kişi hakkında düşüncelerimizi değiştirmemeli.. Sevgiyi anlatmak çok şey demek, satırlara dökmek yerine bunu içimizde yaşamak en doğrusu bence.. Sevdiğimiz kişiye bunu açıkça ifade etmeye çalışmak ve her zaman arkasında olduğumuzu belirtmekte sevginin bir parçasıdır. Lütfen bunu her zaman çekinmeden söyliyelim olur mu!.. Sevgili Gönül Dostlarım nedendir bilmem bazılarımız bunu yapmaktan hep çekinir.. Hani sonu ne olursa olsun demiştik ya, bunu hatırlıyarak, sebepsizce, karşılık beklemeden ona SENİ SEVİYORUM demek bu kadar zor olmasa gerek.. Derler ki; biz seversek Allah'ına kadar severiz!.. buyrun burdan yakın sen içinde seviyosan, ben bilmedikten sonra bunun ne anlamı kalır..Değil mi... Lütfen sevgiyi ifade edemeyenlere sesleniyorum şu kabuğunuzdan çıkın ve sevginizi lütfen ifade edin artık.. Seni Seviyorum kelimesi kimi zaman yeterli olmaya da bilir bunun şekli önemlidir.Çünki biz kadınlar bunu gerçekten düşünerek ve hissederek ne şekilde söyledeğinizi hissederiz. Bu konuda biraz seçiciyiz, bunu kabul ediyoruz. Çok zor anlaşılıyosunuz sizde diyosanız, bizlerden bu sevgiyi görüyosunuz demektir. Artık fazla söze gerek yok diye düşünüyorum... SEVELİM SEVİLELİM ÖLENE KADAR İNŞALLAH HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN YAŞAM SİZE HEP MUTLULUK GETİRSİN ÇÜNKÜ BUNU HAK EDİYOSUNUZ SEVGİLİ ARKADAŞLARIM
|
Tarih: 23:31, 30/9/2009 Kategori: DUZYAZILAR |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Lütfen Hepsini Okuyunuz!...
GERÇEK SEVGİNİN İSPATI
bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.. biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta.. o ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.. gençtiler, çok genç.. birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar.. ikisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.. delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.. sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra.. okullarını bitirince hemen evlendiler.. mutluydular hem de çok mutlu.. bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar.. ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular.. zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki.. günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü.. tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı.. zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, ''bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur'' diyerek devam ettiler hayatlarına.. çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler.. ''senin için ölürüm'' derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam ''hayır, ben senin için ölürüm'' diye yanıt verirdi hep.. bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak.. kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma.. mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı.. aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten.. hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler.. adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı.. kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı.. artık daha fazla beraber olabiliyorlardı.. bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde 'satılık' levhası asılı olan.. ''ne dersin, bu evi alalım mı?'' dedi adama.. bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız.. projeyi kafamda çizdim bile.. kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı.. sen istersin de ben hiç hayır diyebilir miyim? diye yanıt verdi adam.. amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçiyi.. kaç para olursa olsun burası bizimdir artık.. sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam amerika’ya giderken.. her gün, her saat konuştular telefonla. gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında.. fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın.. eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu.. onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı.. canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor.. sen en iyisi o evi unut.. mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir.. kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri.. derdini söylemesi için yalvardı adama,senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat.. diye dil döktü boş yere.. yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.. ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği.. bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım.. diye sözünü kesti arkadaşı.. o, seni aldatıyor.. iş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen.. sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya.. sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları diye bağırdı kadın.. onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.. ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı.. kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen.. bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın.. akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp.. bazen ağlayarak.. bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi.. inkar etmedi adam.. zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.. kapıdan çıkarken, son bir kez kucaklamak isterim seni diyecek oldu ama kadın, defol!!! dedi nefretle.. ilk celsede boşandılar.. modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı.. arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.. adamın, sevgilisiyle birlikte amerika’ya yerleştiğini öğrendi.. bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu.. aradan bir yıl geçti.. her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı.. bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı.. kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü.. sen, buraya ne yüzle geliyorsun.. diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.. lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.. dedi genç kadın.. kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı.. hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında.. çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü.. geçen yıl amerika’daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını.. buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu.. seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi.. ailesine de haber vermedi.. birlikte amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı.. oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu.. tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı.. gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim.. sana bu kutuyu vermemi istedi.. gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın.. hemen oracıkta ölmek istiyordu.. eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi.. itinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu.. kutuda ilk kağıtta, lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem diyordu.. sırayla okudu.. seni çok sevdim.. seni sevmekten hiç vazgeçmedim.. ssenin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim.. fakat benim için ölmeni istemedim.. şimdi bana söz vermeni istiyorum.. benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?.. son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın.. ve son kağıtta şunlar yazılıydı.. sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım.. kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım.. ALINTIDIR!!!..
|
Tarih: 15:37, 29/9/2009 Kategori: DUZYAZILAR |
Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|
|
|
|